|
Ülkemizin Hafızasında Yalnızca Büyük Bir Deprem Olarak Değil; Binlerce Insanımızı Kaybettiğimiz, Şehirlerimizin Ağır Yaralar Aldığı Ve Yapı Güvenliği Anlayışımızın Yeniden Sorgulanmasına Neden Olan Tarihî Bir Dönüm Noktası Olarak Yerini Aldı.
Marmara Depremi, Bize Çok Ağır Bir Bedelle Önemli Bir Gerçeği Gösterdi: Deprem Doğal Bir Olaydır; Ancak Depremin Afete Dönüşmesinde Yapıların Niteliği, Mühendislik Hizmetleri, Planlama Ve Denetim Belirleyici Rol Oynar.
Depremin Ardından Yapılan Teknik Incelemeler; Uygun Olmayan Zeminlerde Yapılaşma, Proje Ve Uygulama Hataları, Düşük Malzeme Kalitesi, Mühendislik Hizmetlerindeki Eksiklikler Ve Yeterli Denetimin Sağlanamaması Gibi Birçok Sorunun Ağır Hasarlarda Etkili Olduğunu Ortaya Koydu.
Bu Nedenle 17 Ağustos, Sadece Geçmişte Yaşanan Acıları Hatırladığımız Bir Gün Olmamalıdır. Aynı Zamanda Ülkemizin Güvenli Yapılaşma Politikasını Sürekli Geliştirmesi Gerektiğini Hatırlatan Bir Sorumluluk Günü Olarak Değerlendirilmelidir.
Yapı Denetimi Bir Formalite Değil, Can Güvenliği Meselesidir
1999 Depremleri Sonrasında Türkiye’de Yapı Denetimi Konusunda Önemli Düzenlemeler Yapılmış Ve Yapıların Proje Ile Uygulama Süreçlerinin Bağımsız Bir Denetim Mekanizması Içerisinde Kontrol Edilmesine Yönelik Yeni Bir Dönem Başlamıştır.
Bugün Geldiğimiz Noktada Yapı Denetim Sisteminin Temel Amacı Yalnızca Mevzuata Uygunluğu Kontrol Etmek Değildir. Asıl Amaç; Insan Hayatını Koruyan, Depreme Dirençli, Sağlıklı Ve Güvenli Yapıların Inşa Edilmesini Sağlamaktır.
Bu Nedenle Yapı Denetimi; Proje Müellifinden Yapı Denetim Kuruluşuna, Müteahhitten Şantiye Şefine, Laboratuvardan Yapı Ustalarına Ve Ilgili Kamu Idarelerine Kadar Bütün Tarafların Sorumluluk Bilinci Içerisinde Hareket Etmesini Gerektiren Bütüncül Bir Sistemdir. Ülkemizde Yapılan Tüm Inşaatlar Yapı Denetim Sistemine Tabi Olmalı, Denetlenen Kişinin Alternatif Dahi Olsa Kendini Denetleyeceği Kişiyi Seçmemesi Gerekmektedir.
Bir Yapının Güvenliği Sadece Beton Ve Demirden Ibaret Değildir. Her Yapının Arkasında Bilim, Mühendislik Bilgisi, Teknik Uygulama, Mesleki Etik Ve Etkin Denetim Bulunmaktadır. Mühendisin Görevi Yalnızca Projeye Imza Atmak Veya Sahada Yapılan Imalatı Kontrol Etmek Değildir. Mühendislik, Doğrudan Insan Hayatına Karşı Sorumluluk Taşıyan Bir Meslektir.
Bu Nedenle Mühendislerin Mesleki Bağımsızlığının Güçlendirilmesi, Çalışma Koşullarının Iyileştirilmesi, Mühendislik Anlayışının Geliştirilmesi Ve Sahadaki Denetimin Niteliğinin Artırılması, Yapı Güvenliği Açısından Büyük Önem Taşımaktadır.
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde Kaybettiğimiz Vatandaşlarımızı Rahmetle Anıyor, Yakınlarına Ve Milletimize Bir Kez Daha Başsağlığı Diliyoruz. Yaşadığımız Acıları Yalnızca Hatırlamak Yeterli Değildir. Asıl Görevimiz, Bu Acılardan Gerekli Dersleri Çıkararak Gelecek Nesillere Daha Güvenli Şehirler Bırakmaktır. Depremleri Engelleyemeyiz; Ancak Bilim, Mühendislik, Doğru Yapılaşma Ve Etkin Denetimle Depremlerin Yol Açacağı Kayıpları Azaltabiliriz.
17 Ağustos’un Yıldönümünde Bir Kez Daha Ifade Ediyoruz:
Güvenli Yapı Bir Tercih Değil, Yaşam Hakkıdır.
Etkin Yapı Denetimi Ise Bu Hakkın En Önemli Güvencelerinden Biridir.
Yapı Denetim Ve Deprem Mühendisleri Derneği
Y.D.D.M.D. – Ankara
|